seo ne demek

seo
Global dünyamızda hızla değişen internet günümüzde insanların tasarladığı siteler bir birleriyle hızla rakipleşmiş kişiler adeta tıpkı bir at yarışı gibi yarışıyorlar.Bu yazıda siz okuyuculara anlatmaya çalıştığım şey soyu anlamak Seo çalışması yaparken dikkatli kullanılan elementleri çok azda olsa biliyoruz ama bilmeyenler için genede yazayım. Seo için kullanılan elementlerimiz tanıtım yazıları, forum tanıtım, ziyaretçi defteri, wikipedi, imleme, toplist, sosyal ağlar  şuanda aklıma gelmiyor yani bunların çoğunluğu backlink’e dayalıdır zatenseo’nun temelinde backlink yatar forumlarda da bunları satıyorlar tek tek satmayı anlarımda bunları paket yapıp 20 30 tl ye yapıp bide bir kaç günde teslim etmek nedir ? her zaman derim seo stratejidir bunu hiç bişi değiştiremez seo uzmanı ise bu stratejiyi uygulayan kişidir ve bunları zamana yayar elementleri ya kendi uygular yada sektörel makaleler, sosyal ağlar
uzmanları gibi kendi kategorisinde uzmanlaşmış kişi ile çalışır yani seo  olarak seçtiğiniz bir kişi ben herşeyi biliyorum ve yaparım demesi zordur çünkü herkesin alanı farklıdır. 
Devamı... 16 Haziran 2013 Pazar erdem aksoy 1 yorum

seo ve arama motoru

ARAMA MOTORU VE SEO ARASINDAKİ GELİŞİM

seo
Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) ile ilk ilgilenmeye başladığım zamanlarda,  SEO’nun bizim için manası sadece önemli bir kaç kelimede üst sıralarda çıkmaktı. Bu mantıkla yaptığım  girişimlere baktığımda ne kadar yazık olduğunu görüyorum.
SEO konusunda başarılı olmaya başlamam tam olarak arama motorlarını iyi anlamaya başlamamla alakalı. Çünkü arama motorlarının algoritmaları, kalite yönergeleri, girişimlerinin tümü SEO ile doğrudan alakalı. Arama motorlarının tüm o zeki, gelişmiş algoritmalarının odağında internet kullanıcıları var. Yapılan her değişiklik, geliştirilen her algoritma, açılan her yeni servis kullanıcıyı memnun edebilmek için.
Çünkü arama motorları internet kullanıcılarına ancak en kaliteli hizmeti vererek popüler olabiliyor ve kazanç sağlayabiliyor.
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

seo site için yararı

SEO NASIL İŞLER

seo
Seo çalışmalarının kusursuz olması için seonun tüm tekniğine uygun olması siteleri incelemekte ve eksikleri gidermek demektir.
Şu an en önemli teknik bilgi ve sırlarımızdan biri olan Seo  Kriterlerini bugün itibariyle  Sürekli geliştirilecek olan şu anda 74 kriterini eklediğimiz seonun en önemli faktörlerini aşağıdaki sizlere belirttiğimiz 10 maddede bir araya getirdik.
  • Domain Bazlı Seo
  • Hosting Bazlı Seo
  • Site İçi Seo
  • Site Dışı Seo
  • Tasarımsal Seo
  • Yazılımsal Seo
  • İçerik Bazlı Seo
  • Sosyal Medya Bazlı Seo
  • Ziyaretçi Bazlı Seo
  • Webmaster Tools kriterleri
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

seo artışı


GOOGLE DEĞERLERİ

seo

Author rank değeri artışta

Son günlerde google  aramalarında denk geldiğimiz bir çok kullanıcının yazar resmi diye bildiği Author(Yazar) seo açısından büyük bir önem arz etmeye başladı. Hemen hemen her blog yazarı yada sayfa sahibinin bir google plus profili bulunmaktadır. Profiliniz ile web sayfanız yada blogunuzu bağladınız zaman siteniz yada blogunuz bu profilden + şekilde etkilenecektir.
Bu alanın değerini arttırmak için profilinize backlink almanızda Author rankınıza etki edecektir siteniz yada blogunuza aldığınız backlink gibi profilinize de mantıklı ve yavaş yavaş link almanız daha mantıklı olacaktır.

Link ve index oranı dengesi

İnternette arama motorları tarafından kaydedilen (indexlenen) sayfa sayfalarınız ile almış olduğunuz backlinklerin dengeli olmaları artık arama motorları için çok önemli. Bu yazımızı sizlere  bir örnek ile açıklayacak olursak sitenizin google index sayısı 10 sizin almış olduğunuz backlink sayısı 1000 doğal olarak google sitenize backlink kastığınızı çözecektir ben burada oran kurmayı sizlere bırakıyorum fakat günde bir adet özgün yazı ve ufak çaplı ve tek yönlü olmayan backlinkler sizin için çok daha etkili olacaktır.
Tek yönlü den kastım sadece sitenize nofollow link almak tek yönlü bir backlink inşasıdır fakat siz backlinklerinizi follow,nofollow,external follow şeklinde çeşitlendirirseniz sitenize yada blogunuza çok daha yararlı olacaktır.

Kullanıcı etkileşimi

Sayfanızı ziyaret eden bir kullanıcının sitenizde geçirdiği süre yaptığı yorum yada yorum gibi etkileşimde bulunması siteniz için çok önemlidir. Çünkü arama motorlarının gözünde en değerli siteler insanlık yararına olan sitelerdir ziyaretçileriniz sitenizde uzun süre dolaşıyor ve yorum yapıyorlar ise bu demektir ki bir kullanıcı kitlesi için yararlı paylaşımlar yapıyorsunuz yani insanlık yararına faydalısınızdır.
Elimden geldiğince sizlere bu konu hakkında bildiklerimi anlatmaya çalıştım her insan gibi bende anlatımda hata yapmış olabilirim. Sizde eklemek istediklerinizi yorum yaparak konu altından bildirebilirsiniz.
Bu yazı uğrak sitesi yazarı zafer doğan baş tarafından yazılmıştır. Yazının bir kısmı yada tamamı ve kullanılan görsellerin kaynak belirtilmeden kullanılması kesinlikle  yasaktır.
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

balyaj yaptır

BALYAJ VE RÖFLE FARKI

balyaj
balyaj
balyaj
Bir çok bayan  balyajla röfleyi karıştırıyor.Sizlere bu yazımda sadece kısa bir şekilde anlatmaya çalıştım Röfle saçın tamamına atılan dipten uca boyanan paketleme şekli. Balyaj ise saçın sadece uçlarına atılan paketleme şeklidir. Eski röfleli yeni balyajlı (benimki doğal yoldan oldu boya akınca uçları açık kumrala döndü) biri olarak gözüme bu tonlama güzel gelmeye başladı. Saçın tamamı kızıl uçlarına bakır attırmak, kumral saçlara karamel balyaj, açık kumrala platin balyaj, koyu kumrala bal köpüğü birbirine yakıştırdığım ikililerden. 

Saçlarının rengini tamamen değiştirmek istemeyenler ama yenilik arayanlar için en rahat yol saçına uygun renkte balyaj attırmak. Dibim geldi kuaföre gitmeliyim derdi olmaması en güzel yanı sanırım.
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

ekonomi ve ticaret

YENİ EKONOMİ

ekonomi
Yeni Ekonomi: En geniş tanımıyla enformasyonun bilgiye dönüşmesi ve bilginin yönetimi, işlenmesi ve dağıtımı ile ilgili endüstrilerdir.
Yeni Ekonomi; Bilgisayar, yazılımlar, telekomünikasyon, yarı iletkenler, internet gibi  ileri teknoloji ürünleri ve bunların hizmetleridir. Biyo-teknik ve genetik konuları da yeni ekonominin konularına giren endüstrilerdir.
        1980’li yıllar, dünyada yeni bir iletişim devriminin başladığı yıllardır. İletişim teknolojisindeki gelişmeler, iletişim alanında önemli dönüşümlere neden olmuştur.
        Bilgi ürününün dağıtımında gerekli olan sürecin önemli ölçüde azalması ve daha önce oldukça maliyetli olan geleneksel dağıtım teknolojilerinin  yerini daha az maliyetli teknolojilere bırakması, bilgi ürün ve hizmetlerinin oldukça geniş bir alana yayılması ve dünya çapında bir Pazar oluşumunu hızlandırması, yaşanan teknolojik gelişmelerle ilgilidir. Yaşanan bu teknolojik gelişmelerin  ardında ise,  gelişmiş ülkelerin politika hedef ve önceliklerindeki değişikliklerin payı olduğu söylenebilir.
       1970’lerin sonunda ağırlığını gittikçe duyuran stagflasyon olgusuna çözüm arayışları içinde yeni bir yatırım alanı olarak, “enformasyon teknolojisine dayalı sanayi politikaları” gündeme gelmiş; enformasyonun yatırımları çoğaltan etkisinin büyüme ve istihdam üzerinde olumlu etkileri olacağı beklentisi çoğu ülkede giderek egemen bir görüş olarak yaygınlaşmaya başladı. Diğer yandan aynı süreçte tüm dünyayı saran Neo-liberal iktisat politikaları da bu alanda etkisini göstermiştir. Bu aşamada telekomünikasyon alanında önemli ölçüde yeniden düzenlemeye gidildi, daha önce oldukça sıkı düzenlemelere tabi olan alanda serbest rekabetçi politikalar öne çıktı. Söz konusu süreç içinde pek çok ülkede kamu tekellerinin kırıldığı ve artan hizmet talebi ve çeşitliliğini karşılamak üzere eski network sistemlerinin baştan yenilendiği gözlendi.
       1990’lı yıllar ise, enformasyon ve iletişim teknolojisinde yeniliklerin ivme kazandığı ve 1980 li yıllarda yapılan yatırımların sonuçlarının alındığı yıllar oldu. Dijital ekonominin her yerde arttığı, araştırma ve yeniliklerin hızla ilerlediği, bilgi ve hünerli iş gücünün hiç olmadığı kadar önem kazandığı bir süreç başladı.
        Özellikle 1995 yılından itibaren gelişen “yenilik dalgası” ile birlikte  Word Wide Web (www) teknolojisi, browser temelinde hızla ilerledi. İnternet tabanlı teknolojiler, görsel ve işitsel verilerin aynı anda iletilmesini sağladı. Böylece bu günkü iletişim sistemi çok geniş bir kapasiteye ve esnekliğe sahip oldu. Maliyet ve fiyatları aşağıya çekti, Enformasyon ve iletişim teknolojisinin donanımı ve yazılımı için talepteki artış, küçük endüstrilerin büyüyen endüstrilere dönüşmesine katkıda bulundu, sektörü karlı kıldı. Bu yeni ve artan altyapı yatırımları e-mail ve B2B ( business to business) gibi yeni uygulamaların doğmasına olanak sağladı. İnternet aynı zamanda mega medya firmalarının (Microsoft, Intel, Tıme Warner, Dısney, vb. ) dikey entegrasyonuna zemin hazırladı. Tüm bunlar enformasyon teknolojisini kullanan diğer yatırımları ve iş yaşamındaki yeni uygulamaları ateşledi. Bunların bazıları anlamlı verimlilik kazançlarıyla birleşti.

Diğer yandan 1990’lı yıllar ABD ekonomisinin alışılmışın ötesinde bir performans sergilediği yıllar oldu. Amerikan ekonomisinin gösterdiği bu yüksek performansın nedeni ülkede diğer tüm ülkelerden daha fazla gerçekleştirilen geniş çaplı enformasyon ve iletişim yatırımları olduğu konusunda bir fikir birliği oluştu ve yeni ekonomi 1990’lı yıllarda gelişti.  
Bu yeni oluşumun ekonomiler üzerinde gerçekleşen ve planlanan bazı rakamları şöyledir.
*Amerika, Avrupa Birliği ve Japonya’da  bu alana yapılan yatırımlar yılda %12 artmaktadır.
*1998 yılında yapılan elektronik ticaretin cirosu 301.4 milyar dolar, 2002, 2003 yılında 1 trilyon dolar olarak belirtilmiştir.
* Asya’da firmalar arası elektronik ticaretin bölümü 30 milyar civarındadır.

* Gelişmiş ekonomilerin önümüzdeki beş yıllık dönemde elektronik ticaretten sağlayacakları fayda, ortalama olarak gayri safi milli hasılalarının % 1,2 artışı ve enflasyonlarının % 0.5 ile 0.8 oranında düşüşü olarak tahmin edilmektedir.
Devamı... 15 Haziran 2013 Cumartesi erdem aksoy 0 yorum

türkiye ekonomisi

                                TÜRK EKONOMİSİNİ GELİŞTİRME
ekonomi

Toplumların gelişmesi temelde ekonominin gelişmesine bağlıdır. Ekonominin temeli de üretim elemanlarının bir araya getirilerek, zorlu bir faaliyet olan üretimin başlatılması ve başarılmasıdır.
Günümüzde toplumların ayakta kalmaları, güçlü bir ekonomiye sahip olmaları şartına bağlıdır.Yer yuvarlağında yaşayan ülkeler, geri kalmış ülkeler ve gelişmiş ( batılı ) ülkeler olarak ikiye ayrılıyorlar. Gelişmiş ülkelerde yaşayan bireyler, sağlık, eğitim, barınma gibi birincil, ve estetik, eğlence gibi ikincil ihtiyaçlarını gereği kadar sağlamış bulunmaktadırlar.
Ekonomistler ve sosyal bilimcileri ikiye ayrılan bu ülkeleri, Kuzey  ve Güney olarak isimlendiriyor. Kuzey ülkeleri uygarlık düzeyini yakalamış, fert başına düşen milli gelirleri yüksek, sosyal, kültürel ve ekonomik yönden dünyayı çekip çeviren ülkelerdir. Bunlar Japonya gibi dünyanın doğusunda da olabilirler, Norveç gibi batısında da.   
       Türkiye’de yaşayan hepimiz, gelişmemiş ülkeler arasından çıkıp Kuzey ülkeleri arasındaki yerimizi almak istiyoruz. Üç yüz yıllık bir özlemimizi dile getiren bu ifadeye halen ulaşabilmiş değiliz.
 Ne var ki dersimize başlarken kısa bir şekilde tanımını yaptığımız ekonominin iki satırlık anlamı bu işin o kadar kolay olmadığını da göstermektedir.
       Ekonomi, kıt kaynaklardan sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılamak olduğuna ve bir bilim olduğuna göre, kalkınmaya bilimsel olarak bakılması ve gereklerinin  yerine getirilmesi kaçınılmaz bir durumdur. Pek çok ekonomist, zaman zaman  ekonomide mucize yoktur! Sözünü dile getirir.
       Ayrıca günümüz şartlarında, sıcak ve soğuk savaşların bittiği, bilgi toplumu kavramları içinde toplumların “yeniden yapılanma” yolu ile şekillendikleri, globalleşme nedeni ile birbirine en uzak noktalardaki insanların birbirine yakınlaştıkları ve benzedikleri dünya ortamında ekonomik faaliyetler de o derece karmaşık hale gelmiştir.    
         Bütün bunlardan dolayı ekonomik gelişmenin sağlanabilmesi için uyulması gereken pek çok şarttan bazıları şöyledir.
1-     Bilimsel metotların uygulanması,
2-     Kaynakların planlı kullanılması
3-     Savurganlığın önlenmesi
4-     Yeni teknolojilerin kullanılması ve daha yenilerinin bulunması
5-     Kalifiye insan gücünün hazırlanması
6-     Bireysel çalışkanlık ve fedakarlığın ön plana çıkarılması,
7-     Toplumda ekonomik kalkınma için ortak bilinç sağlanması  
8-     Ekonomik kalkınmada öncülük edecek olan teknokrat ve bürokratların güven vermeleri yanında uzman kişiler olmaları
9-     Yerli malların yabancı mallara tercih edilmesi

        10 -  Pazarlama çalışmalarının yapılması .
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

türk sanayi

                                                               SANAYİ
sanayi

Sanayi : Tabiattan elde edilen hammaddelerin büyük ölçüde ve sürekli bir biçimde işlenerek mamul maddeler haline dönüştürülmesine sanayi denir.
Sanayi denince genellikle, madencilik, enerji ve imalat sanayi akla gelir.
İmalat Sanayi : bu sanayi dalını üç ana bölümde incelemek mümkündür.
1-     Tüketim Malları Sanayi : Gıda , İçki, Tekstil gibi sanayi dallarıdır.
2-     Ara mallar Sanayi : Orman ürünleri, kağıt, deri mamulleri, lastik, plastik, petrol ürünleri, gübre, çimento, cam, seramik, demir- çelik gibi sanayilerdir.
3-     Yatırım Malları Sanayi : Madeni eşya, elektronik, kara hava ve demir yolları taşıtları gibi.
      Madencilik : Yer altında bulunan her türlü madenin çıkarılması ve mamul hale getirilmesidir.(demir, bakır , altın , bor, gibi.
      Enerji : Sanayide ve insanların diğer ihtiyaçlarında kullanılan her türlü enerjinin elde edilmesi için yapılan üretimlerdir. Hidroelektrik santraller, Termik Santraller. Atom (Nükleer Santraller) gibi.

                                            SANAYİLEŞME HAREKETLERİ

Sanayi konusu, doğal olarak üretim ile iç içe bir konudur.İnsanların bir araya gelerek toplumu oluşturdukları günden beri bu günkü anlamda olmasa da üretim yapılmıştır.İnsanlık tarihinde çok uzun bir dönem için bu günkü anlamda üretimden dolayısıyla sanayileşmeden bahsedilemez.   Batı ülkelerinde özellikle İngiltere de 1700  lü yıllarda başlayan Büyük Endüstri Devriminin gerçekleştirilmesinden sonra, günümüzdeki sanayi hareketlerine benzeyen sanayi ortaya çıkmıştır. Bunun birinci nedeni buharlı makinelerin icadı ile insanların büyük kuvvetler elde edebilmeleri, bu kuvvetlerle tabiata hakim olmalarıdır.
      Bu sanayileşme hareketi bütün Avrupa’da  hızla yayılmaya başlamış,tek tek üretimin  yerini  kitlesel üretim almış, bu nedenle günümüzde Avrupa, batı medeniyetinin sahibi olmak sıfatı ile dünyanın en gelişmiş ülkeleri konumunda bulunmaktadır.
      Bu sırada Osmanlı Devleti dünyanın büyük devletlerinden biri olarak bu hareketlere (günün şartları gereği ile de) ilgisiz kalmıştır. O yıllarda verilen bir şeyhülislamlık fetvasında : “İnsanların dört duvar arasında sanayi işleri ile uğraşmaları züldür. Bunun yerine ahali bağ ve bahçelerde ziraat işleri ili uğraşmalıdır.” Denilmiştir.
Avrupa’da sanayi hareketlerinin  başlamasından yaklaşık üç yüz sene sonra konunun önemi fark edilmiş eğitim kurumlarından başlamak üzere Osmanlı bütün yapısını Avrupa’ya benzetmeye çalışmıştır. Yapılan çalışmalar genellikle günlük tedbirler biçiminde, geçici,bölgesel nitelikte olmuş, kalıcı değişiklikler gerçekleştirilememiştir. Yine de bu dönemde yapılan işler övgüye değerdir.
                                               
                         CUMHURİYET DÖNEMİ SANAYİLEŞME HAREKETLERİ

Türkiye’de Cumhuriyet öncesinde yok denilecek seviyede olan sanayi, tarımsal faaliyetler ve el sanatları niteliğinde idi. 1923 yılında Cumhuriyetin ilanı ile birlikte başlatılan çalışmalar, İzmir İktisat Kongresi ile sanayi, tarım, ulaştırma, konularında yapılacakların kararları verilmiştir.
   1927 yılından itibaren özel sektörün teşviki ile önemli gelişmeler sağlanmıştır. O yılların “Üç beyazı biz üreteceğiz” sloganı ile başlatılan sanayileşme hareketi 1929 dünya ekonomik krizi ile sekteye uğramıştır. 1931 yılında hazırlanan 1. beş yıllık kalkınma planı 1933 yılında uygulamaya konularak ekonomik alanda devletçilik  olarak nitelendirilen çalışmalar başlatılmıştır.
        1933 – 1950 döneminde,devletçilik politikası ile yabancıların elinde bulunan sanayi, maden işletmeleri millileştirilmiş,eti bank, Sümer bank, demir yolu, kara yolu ve liman inşaatları bu dönemde gerçekleştirilmiştir.
1. beş yıllık kalkınma planının başarıl olduğu görülünce, 2. beş yıllık kalkınma planına göre: madencilik, taş kömürü, elektrik santralleri ve denizcilik alanında 100 den fazla fabrikanın kurulması öngörülmüş, 2. Dünya savaşının çıkması ile projeler büyük oranda gerçekleşememiştir.
Savaş yıllarında özel sektör girişimleri büyük ölçüde durmuş, devlet yatırımları uygulanabilir şekilde ön plana geçmiştir.
2. Dünya savaşı sonunda gelişmiş ülkeler tarafından az gelişmiş ülkelere askeri ve ekonomik alanda yardım yapılmış Marshal Planı adı altında Türkiye’ye de bu yardımlar yapılmıştır.
        1950 – 1960 döneminde, devletçilik yerine özel teşebbüsün ağırlık kazandığı ekonomik döneme girilmiştir. Dönem boyunca yatırımlarda artış görülmüş, sanayileşme yolunda önemli adımlar atılmıştır. Ancak bu dönemde, yatırımlar için finansman güçlüğü bulunduğundan ekonomi üzerinde enflasyonist baskılar görülmüştür.
         1960 sonrası dönemde vazgeçilen planlı kalkınmaya tekrar dönülmüş,konu ile ilgili olarak Devlet Planlama Teşkilatı 1960 yılında kurulmuş, bu dönemde imalat sanayi sürekli gelişme göstermiştir.
           1980 yılından itibaren, sabit fiyatlarla yatırımlarda gerileme olmuş, işletmelerin tam kapasite ile çalışmamaları, üretimin yetersiz oluşu, yeni yatırımların yapılamaması, finansman eksikliği, ekonominin sürekli problemleri haline gelmiştir.

1970 li yılların ortalarından bu güne kadar, yukarıdaki nedenlerden dolayı enflasyon ekonomimizde istenmeyen bir unsur olarak sürekli bulunmuştur.  
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

bankacılık değerleri

BANKACILIK ANLAMI

değer
                              BANKACILIK VE BANKA  
  
İş yapan insanlar için hiçbir kurum bankalardan daha önemli değildir. İnsanlar bir iş kurmak veya işler kötüye gittiğinde mal satın alabilmek için olduğu kadar kendilerine mal satan kimselere olan borçlarını ödemek  veya müşterilerinden para toplayabilmek için de borç para arayabilirler. Bu durumda onlara bankalar yardımcı olacaktır.
BANKA : Halkın belli bir zaman içinde harcamadığı parayı kabul ederek faiz getirir şekilde planlayan,ödemelerde aracılık, para nakli, senet tahsili, emanet kabulü, gibi çeşitli görevler yürüten ve özel önemi olan kurumlardır.
            Bankaların iki asıl fonksiyonu vardır. Bunlar, tevdiat kabulü ve kredi işlemleridir. Bunlar dışında Merkez Bankası farklı görevleri olan bir banka olup : Hükümetlerin ülkedeki para arzını kontrol etmek, bir ülkede para ve kredi politikalarını yürütmek, devlet adına para basmak gibi görevleri yerine getirirler. Merkez bankasına, Bankaların bankası da demek mümkündür.

                                                      BANKA ÇEŞİTLERİ

          1- Mevduat Bankaları : Tasarruf sahiplerinin birikimleri karşılığında faiz ya da kar payı veren mali kuruluşlardır. Bu bankalar çekleri bozmak, veya işleme koymak görevleri yaptıklarından”  Kliring” (takas) bankaları dendiği de olur.
         2- Ticari Bankalar : 19. yüzyılda ticaret yaşamının finansmanında yerlerini alan mevduat bankaları başlangıçta tüccar ve ticaret bankalarıydı. Giderek başka ilgi alanlarına yayılan bu bankalar : esas olarak uzun ve kısa vadeli borç alıp veren mevduat bankalarıdır. Sermaye ve para piyasalarında da çalışırlar.
         3- Yabancı Bankalar : Dış ülkelerle ticaret yapan kendi vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla faaliyet gösteren bankalardır.Bu bankalar genel olarak, ülkeleri ile yapılan ithalat ihracat konularında çalışmak, döviz kurlarında ve faiz oranlarındaki değişmelerden dolayı para birimleri ile oynayarak kar etmek amacı ile çalışırlar. Türkiye’de  yabancı bankalar  özellikle Menkul Kıymetler Borsasının  bulunduğu İstanbul’da yerleşmişlerdir. 
                    
                                           BANKALARIN DİĞER İŞLEVLERİ

*Mevduat Tasarruf hesabı
*Konut Kredisi
*Değerli eşyaları korumak
*Gece Kasası
*Hesap Özeti
*Kredi Kartları
*Çek Kartlar ( Banka garantili çek )
*Bankamatik
*Borçlandırma Kartları (Çek yerine kullanılan Satış yerinden elektronik para transferi   
  kartı)
*Banka teminatı
*Gelir vergisi , Sigorta hizmetleri
*Danışmanlık ve Bilgilendirme hizmetleri
*Dış Hizmetler                                          

                                        BANKALAR NASIL KAR EDER ?
   
Bütün mali kurumlar gibi bankaların  da  amacı borç olarak verdikleri paraya borç alırken verdiklerinden daha yüksek bir faiz oranı uygulayarak kar sağlamaktır. Mevduatlarının yaklaşık üçte birini, bankaların genelde faiz ödemediği cari işlemler hesabı oluşturmaktadır. Son yıllarda karşılaştıkları rekabet bankaları  belli bazı cari işlemler hesabına özellikle mevduatları çok az olan hesap sahiplerine faiz vermek zorunda bırakmıştır. Bankalar genellikle risk büyüdükçe faiz artar ilkesi ile çalışırlar. Dolayısıyla iskonto piyasasına gecelik verilen borçlara verilen faiz oranı üç yıllığına verilen bir borca konulan faiz oranından daha düşük olacaktır.
Bütün bankalar mevcut ekonomik şartların ışığında tespit ettikleri kendi faiz oranları ile çalışırlar. Faiz oranlarının yüksek olduğu yıllarda banka karları daha  yüksek olur.

Ayrıca bankalar verdikleri hizmetlerin karşılığını da alırlar. Örneğin borç veya açık kredi verirken yapılan bürokrasiden dolayı ya da karşılıksız çeklerle uğraşmalarından dolayı harç alırlar. 
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

kredi nedir

                    KREDİ İLE SATIN ALMANIN AVANTAJLARI   
para

1- Veresiye satış olmasaydı çoğu insan dayanıklı tüketim mallarını alamazdı.
2- Veresiye satış olmasaydı bunun sıkıntısını yoksullar çekecek ,zenginler bir şekilde nakit ödeme imkanını bulabilecekti.
3- Kitlesel üretim kitlesel pazara ihtiyaç duyar,bazı mallarda piyasa şartları buna uygundur.(Deterjan gibi,) bazı mallarda ise ( dayanıklı tüketim malları, mobilya gibi ) yeterli para dönüşünü sağlamak için veresiye kolaylıkları sağlanarak bu gerçekleştirilir ve işletmenin kar etmesi sağlanır.
4- Veresiye satış bazı endüstrilerde istihdam güvencesidir. Örnek : Veresiye satış olmadığı için, buzdolabı, çamaşır makinesinin büyük kitleler tarafından alınamadığını düşünürsek bu fabrikalarda işçi çalıştırma gereği de olmayacaktı. 

                                      KREDİLİ SATIŞLARLA İLGİLİ SORUNLAR

Tüketicilerin istismar edilmelerini önlemek için Tüketiciyi Koruma Kanunu çıkarılmıştır. Buna rağmen veresiye ve benzeri türdeki alışverişlerde pek çok sorun bulunmaktadır. Bunlar :
1- Veresiye satışlar ve kredili işlemlerde ödenecek faiz oranı diğer borçlanma biçimlerine göre daha yüksek olma eğilimindedir.
2- Bazı tüketiciler veresiye yüzünden kendilerini aşırı bir borç yükü altına sokarlar. Örnek : Aylık taksit tutarı 80-100 milyon civarında olan bir ürünü aldığınızda bu makul görünebilir. Ama bu ödeme 2-3 yıl devam ederse dayanılmaz bir hal alır. Aynı şey kredi kartı kullananlar için de geçerlidir.
3- Veresiye satış perakendeci için daha çok çalışmak demektir. Bir sürü kayıt tutulacak , gecikmeli ödemeler takip edilecek, vs.
4- Şirket zamanında ödeme yapmayan müşterisin mahkemeye vermek zorunda kalabilir, bu da şirketin adını karalar.
5- Veresiye planlarını uygulamaya koyan perakendeciler,sermayelerinin çoğunu borçlara bağlarlar, Aldıkları malların karşılığını ödeme durumuna geldikleri vakit, alacaklarını toplamamış olurlar.Öte yandan bu işten daha çok kar sağlarlar.

6- Bazı ürünler taksitlerinin ödenmemesi yüzünden geri gelebilir. Bu da ikinci el mallara Pazar bulmakta sıkıntı yaratır.
Devamı... erdem aksoy 0 yorum

kırık saçların bakımı

KIRILMIŞ SAÇLARIN BAKIMI

sağlıklı saç
  • Saç kırıklarının oluşmasını önlemek için saç türünüz,ince,kalın hatta çok zayıf  ne olursa olsun onarıcı saç bakım kremi kullanın. 
  • Saçlarınızı şampuanlayıp iyice duruladıktan sonra saç köklerinden başlayarak uçlarına doğru saç balım kürü sürün. 2-3 dakika kadar bekleyip durulayın.
  • Saç uçlarını nemlendirmek için durulanmayan nemlendirici serumlardan faydalanın. Serumlar hem saçlarınızın elektriklenmesini hem de kırılmasını önleyecektir.
  • Saçlarınızda oluşan nem kaybı; saç uçlarının kırılmasına neden olur. Nem kaybının en önemli sebeplerinden biri ise yüksek ısıda kurutmaktır. Isıya karşı koruyucu ürünler kullanarak saçlarınızı koruyun.
  • Saçlarınızı hafif nemliyken taramak kırılmalarını ve zarar görmelerini önler.Saçlarınızı tararken taramadan önce saç uçlarına mavi yani sıvı durulanmayan saç kremi kullanın. Saç taramak; saç derisindeki kan akışını hızlandırıp saçların hızlı uzamasına da yardımcı olur.
  • Saç uçlarını 2-3 ayda bir kez kestirerek daha güçlü olmalarını sağlayabilirsiniz.


    Devamı... 4 Haziran 2013 Salı erdem aksoy 0 yorum